Sayfalar

28 Ocak 2013 Pazartesi

2013 sezonu başlıyor...


Brezilya'da şampiyonun belirlendiği an sanki dün gibi... Avustralya GP'si bundan tam 7 hafta sonra 5 ışığın sönmesi ile start alacak. Fakat 28'inde Lotus'un yeni aracının örtüsünü kaldırması ile bizim için 2013 sezonu başlıyor. Takip edilecek yenilikler, haberler ve resimlere az kaldı.

Takımlar için ise şampiyona sonrası koşuşturmacasına noel tatili ile bir süre ara verilmişti. 1 Ocak itibari ile bütün herkes iş başı yaptı. Pilotlar da tabi ki tatil yapanlar arasındaydı. Bütün sezon boyu stres altında olan pilotlar için de verilen bu ara eski sezonu unutup ya da eski sezonun tadını çıkarıp yeni sezona hazırlanmak için en iyi fırsattı.
Tabi mental anlamda rahatlamaya çalışmaları fiziksel çalışmalara ara verdikleri anlamına gelmiyor. Noel döneminde yedikleri bol bol yemekten sonra hepsinin spora son hız devam ettiklerine eminim.
Takımların tanıtımları 28 Ocak'da Lotus'la başlayıp 19 Şubat'da Williams'la tamamlanacak. Testler ise Şubat'ın 5'inde İspanya'nın Jerez pistinde başlayıp 3 Mart'ta İspanya GP'sinin de yapıldığı Circuit de Catalunya pistinde son bulacak. Yeni sezon yine yeniliklerle geliyor.
Araç ağırlıkları Pirelli lastiklerinde ki ağırlık artışı ile 640 kg'dan 642'ye çıkarıldı. Takımların ortak kararı ile Kademeli Burunlar'ı kapatmak için bir panel kullanılabilecek. Geçen sezon boyu RBR'in çok fazla eleştiri aldığı esneme konusuna yönelik ise ön kanat testlerine daha fazla yük bindirilmesine karar verildi. Güvenlik içinse DRS'in kullanımı antreman ve sıralamalarda da belirlenen DRS bölgelerinde kullanıma açılacak. Takımların haftasonu çalışmaları ise Perşembe akşamı 2 saat arttırılırken, zorunlu durumlarda kullandıkları çalışma sürüleri 2 saat azaltıldı.
Kısacsı her sezon olduğu gibi yine değişikliklerle sezona ‘merhaba' diyeceğiz. Fakat son sezonlardaki heyecanlı yarışlara ve alınan şampiyonluklara bakarsak FIA yapılan değişikliklerde başarılı oluyor diyebiliriz.
Button'ın 2009 ve Vettel'in 2011'ini saymazsak geri kalan sezonlar gerçekten heyecanlı yarışlar izletti bize. 2000'lerin başından itibaren 5 ayrı pilotun şampiyonluklarını izledik. Bununla birlikte genç yetenklerinin F1'e gelişini bazen tutunamayışlarını bazen de sıfırdan tepeye çıkışlarına şahit olduk.
Özellikle 2011 sezonu ile birlikte hayatımıza dönen Pirelli'nin kattığı etkiyi saymamazlık olmaz. Formula 1'de yeni anlaşmaya hazır olduğunu söyleyen Pirelli'nin tekrardan anlaşma imzalamasını sabırsızlıkla bekliyorum.
Gelelim yeni sezondan beklentilere, açıkcası yine çok iyi, heyecanlı, çekişmeli bir sezon bekliyorum. Kağıt üzerinde rekabetçi olabilecek çok insan var ama sezon sonuna kadar her takım hayatta kalamayacak tabii ki.
Araç tanıtım tarihlerinin sırasıyla bakarsak ilk olarak Lotus'a göz atalım. Kadrosunu bozmayan Lotus'u bu sezon çok daha güçlü bekliyorum daha doğrusu çok daha iyi olmaları lazım. Geçen sezon Raikkonen'in de takıma gelmesiyle takım hem kazanabilecek bir isime hem de sponsorların göz bebeği oldu. Para kazanan aracı, kazanan araçta Raikkonen kalibresinde bir pilotla sizi şampiyonluk yarışında kesinlikle tutmalı. Grosjean'de eğer geçen sezonun kaza stresini attıysa Lotus bu sezon tadından yenmeyecek bir performans sergileyebilir. Raikkonen F1'e dönüş sezonunda istikrarı ile 3.'lüğü alıp herkesi etkilese de ciddi anlamda şampiyonaya oynayacak bir araca sahip değildi. Lotus bu aracı sağlarsa şampiyonluk yarışı çok daha kızışabilir.
Mclaren'e gelirsek bu sezonki kadrosu ile herkesin gözünün üstünde olduğu takım olmaya aday. Bunu Button'ın yada Perez'in yeteneklerinden şüphe ettiğim için değil, bu ikilinin beraber performasını merak ettiğim için söyluyorum. Ne kadar Mclaren 2 şampiyon ya da 2 kaliteli pilotu idare edebiliriz dese de bazıları için söylemek yapmaktan hep daha kolaydır. 2007 ve Hamilton'ın takımdan ayrılış dönemi Mclaren'de herşeyin gözüktüğü kadar pürüssüz gitmediğinin kanıtı. 2008'den beri genel olarak yeterli araca sahip olsalar da şampiyonluk için bir türlü son raddeye kadar gidememeleri de takım üstünde ayrı bir baskı. Benim asıl merak ettiğim ise Button'ın ‘oh Hamilton gitti' tavırlarından sonra Perez'e yenilirse tavrının nasıl olacağı ya da Mclaren'in bu konuda neler yapacağı. Bana Mclaren'de işler biraz karışacak gibi görünüyor ama bekleyip göreceğiz.
Force India, genç ve daha küçük takımlardan bana hep daha sevimli gözüken Hintli takım bakalım sezon bu kadar yakınken kadrosunu belirlememişken neler yapacak.Açıkcası ben hep Force India'ya ayrı bir sevgi beslemişimdir.Ellerinde iyi pilotları bulundurmalarının yanında, ülkelerine bir takımın yanında bir de GP kazandırdılar tabi birde pilot. Bütün bunları hesaba katarsak pist üzerinde ne yaparlarsa yapsınlar Mallya'ya hep bir saygı duyacağım. Hulkenberg'i kaybetmek büyük bir kan kaybı olsa da yine iyi ve genç bir kadro Force India'ya yarar.
Ve Formula 1'in incisi Ferrari'ye gelelim yaptıkları bütün değişimler rağmen Raikkonen'in şampiyonluğundan beri istediğini ulaşamayan takım sezon öncesi yine daha iyi olacağız sözleri vermeye başladı. Bu sezonun en iyi tarafı takım için bana göre Massa'nın da geri dönüşü olabilir. 2012'in sonunda eski Massa'yı hatırlatan Brezilya'lı pilot bu sezon öyle bir başlangıç yaparsa Ferrari için işler daha kolay olabilir. Ferrari fanlarının en büyük isteğinin ise 2 sene köşeden dönen Alonso şampiyonluğu olduğu çok belli. Alonso şampiyon olmayı zaten bilen bir pilot, Ferrari zaten şampiyonluğun kitabını yazmış bir takım fakat Montezemolo'nun diktatörlüğü takımda fırtınalar estirirken Ferrari istediğine kavuşabilecek mi?
Koltuğunda bayan bir takım patronu ve 2 genç pilotu olan Sauber'i heyecanla bekliyor olacağım. Geçtiğimiz sezon bana göre iyi bir sezon çıkardılar. Bu sezon da Kaltenborn'un liderliğinde fantastik işler yapabilirler. Hulkenberg'in pilotajına her zaman güvenmişimdir. Şimdi Sauber'de ki koltuğuyla bu kalitesine daha da gösterecektir.
2005'te spora girip son 4 yıldır şampiyona oynayan kanatları olan takıma gelelim.vBazen değişim gereklidir fakat iyi giden şeylerin bozulmasına gerek yoktur. Sadece daha iyisinin yapılmasına ihtiyaç vardır. Şampiyonluğun tadına alışan RBR'inde yapacağı şey bu olacaktır. Newey'in bitmek bilmeyen fikirleri ve çözümlerinin yanında git gide olgunlaşıp gelişen Vettel'i durdurmak yine çok zor olacaktır. Tabi ki Red Bull Racing için işler kolay olacak demiyorum. Kazanmak zordur fakat kazandığınızı korumak belki daha da iyisini yapmak her zaman daha zor olanıdır. Webber'in takımda ki varlığını da unutmamak lazım Vettel'in sırtını sıvazlamasa da takım İstanbul 2010 tarzı felaket yaşamamayı öğrendi. Birde Webber gerekli istikrarı sağlarsa diğer takımların işi daha da zorlaşır. Kazanılan kupalar sezon başında RBR'ye güzel anılar, araçlarda ki 1-2 numara ve ilk sıradaki pit dışında pek de bir artı sağlamayacak. Yeni bir sayfa açılacak.
Sezonun en merak edilen kombinasyonu eski arkadaşlar Hamilton ve Rosberg. Açıkcası yorum yapmak bile zor. Rosberg her zaman iyi hatırladığım pilotlardan olsa da Hamilton'ı çok zorlayabileceğini düşünmüyorum. Bunun tek şartı Hamilton'un adanmışlığı olacak. Hamilton eğer önceliklerini belirler ve ne olursa olsun canını dişine takarsa O'nu pist üzerinde durabilecek insan çok az. Mercedes'te eminim ki yaptığı transferlerin hepsini Hamilton'a bu şansı yaratmaktı.
Red Bull'un 2. Kanatlı takımı Torro Rosso kadrosun bozmadan yola devam ederler. Daha çok RBR için pilot geliştirme üstüne olan takım aslında Vettel'den sonra bunu çok da başarabildi diyemeyiz. Vergne'de Ricciardo'da da kötü pilotlar olmasalar da bizi şaşırtacak hamleler, podyumları bize göstebilecek şansı bulabilecekler mi?
Grid'in yeşilleri Caterham'ın en büyük hatası Kovalainen'i takıma yine pilot olarak seçmemek olur bana göre. Kovalainen hala hırslı ve Caterham'ı bir yerlere getirebilecek tecrübeye sahip isim kesinlikle.
F1'in başka bir efsanesi Williams yine bu sezon daha fazlasını beklediğim takım. Maldonada arada sorunlar yaratsa da kazandığı zaferle bize bu işi bildiğini gösterdi. Bottas ise ‘kazanmak istiyorsan bir Finli al' kalıbına uyan finlilerdense bu sezon Williams'ın yüzü kesinlikle gülecek. Her sezon biraz daha kıpırdanan, kendini gösteren Williams belki de bu sezon öldürücü darbeyi vurur ne dersiniz?
Son olarak Marussia'ya gelelim açıkcası gridde fazla takımın olması benim için sorun değil ama ben Marussia'yı biraz Virgin Grubun sahibi Sir Richard Branson'un F1'de kalma isteği olarak görüyorum. Tabi çok yeni bir takım olsalar da daha fazla adanmışlık görmek istiyorum.
Ben kendi beklentilerimi yazdım herkes kendi takımı ya da pilotu kazansın istiyor tabi ki ama asıl ortak beklentimiz bir sezon da çok heyecanlı, tadına doyulmayan yarışlar izlemek. Araç tanıtımları ile başlayan önümüzdeki haftayla beraber yeni sezonun tadını çıkarmaya başlıyoruz şimdiden herkese iyi seyirler...

6 Aralık 2012 Perşembe

3. Şampiyonluk


Sebastian Vettel en genç 3 Dünya Şampiyonu. Bu ünvana artık Alman pilot da sahip. 6'sı Şampiyon 24 pilot, 12 takım, 20 yarış ve daha da fazlasının olduğu sezonu geride bıraktık.
Fakat F1 camiası için koşuşturmaca bitmedi. Özellikle Vettel için. Öncelikle Sao Paulo'da ki Raikkonen dahil bir sürü ismin katıldığı Red Bull partisinde şampiyonluğu kutladı.
Daha sonra RBR'in evi MK yani Milton Keynes'de takımla buluşma ve Mateschitz'in ve Red Bull'un evi olan Avusturya'da fanlarla gerçekleştirilen ‘Home Run'da şampiyon Abbey'si ile gösteri yaptı. Bu da yetmedi ordan tekrar İngiltere'ye dönüp Autosport ödüllerine katıldı.
Şimdi sırada İstanbul'da gerçekleşecek olan Fia Prize Giving Gala'da.Daha sonra da büyük ihtimalle doğduğu yer olan Heppenheim yada 2010'dan sonra takılan ismiyle ‘Vettelheim'da bir gösteri turu yapacaktır.

Kısacası şampiyon için işler bitmedi.İnsanlar her zaman sizden daha fazlasını bekler.Vettel şampiyonluğun tadını çıkarsada eminim aklının bir köşesinde şimdiden 2013 sezonu ve 4.şampiyonluğu düşünmeye başlamıştır.Aynı şekilde basın, taraftarlar, takım herkes bu beklenti içinde olacaktır.
Kazandıkça herşey daha kolaylaşıyor, kazanmak kolay gibi gözüküyor olsa da asıl iş tepeye çıktıktan sonra orada kalmayı başarmaktır.Vettel'in ise bu işi genç yaşına rağmen çok iyi kıvırdığı ortada.F1'de ki tam 5 sezonun 4'ünde şampiyonaya oynayıp bunun 3'ünü kazanmak hiç de kolay bir görev değildi.Tabi ki takımı, aracı da Vettel'in yanındaydı. Fakat zaten F1 bir kombinasyon işidir ve şu an RBR gridde ki en iyi kombinasyona sahip.Harika bir takım, Red Bull gibi bir sponsorun tüm desteğini çocuk yaşta arkasına alacak inanılmaz yetenkli genç bir pilot ve olağanüstü bir araç.
Red Bull'un ilk ortaya çıktığı yılda doğan bu alman çocuğun verilen bu desteği karşılıksız bırakmadığı da ortada.
Ayrıca geriden başladı hiç yorumlarına da bu sezon gerekli cevabı verdiğini düşünüyorum. Bunu Abu Dhabi ve Brezilya yarışında gösterdi.Vettel'in geriden başlamamasının sebebi buna hiç gerek duymayacak cumartesiler geçirmiş olmasıydı.Abu Dhabi'de ki müthiş yükselişi ve Brezilya'da başına gelebilecek her türlü tersliğe rağmen yeterli puanları toplaması.
İster ‘Tanrı'nın Eli' deyin ister başka bir şey fakat bana sorarsanız Pazar günü Vettel'in başına ne gelirse gelsin o şampiyonluk gelecekti.Nitekim de geldi.
3 Dünya Şampiyonu pilotun inanılmaz hırsı ve mental gücü ise pastanın üstündeki krema oldu.Gelen bütün eleştirilere, baskılara şampiyonun bulduğu çözüm kulaklarını tıkayıp, kendi işine bakmak oldu.Aynı her sıralama öncesi Abba dinlediğini öğrendiğimiz kulaklıkları gibi.
Şampiyonun en büyük şanslarından biri de bana göre O'nu etkileyebilecek diğer özel hayatı ile ilgili faktörlerin çok düzenli olmasıydı.Menajeri olmayan Vettel'in her zaman yanında olan fakat ilgi çekmeye çalışmayan Norbert Vettel ve yıllar sonra ilk defa bu şampiyonluktan sonra ekranlara bu kadar yansıyan sevgilisi Hanna Prater.Ortaokuldan beri tanıdığı Hanna yarışlara gelsede hiçbir zaman kameraların önünde olmadı.Partilere olan az ilgisi de bu anlamda Vettel'in için kesinlike bir avantaj.
Vettel söylemesi kolay ama ulaşması zor olan bir ünvana efsane bir sezon da ulaştı.Fakat bundan sonra herşey O'nun için daha da zorlaşacak.Hata payı nerdeyse kalmayacak, basının ilgisi, insanların beklentisi artacak.
En Genç 3 Dünya Şampiyonu ünvanını taşımak hiç kolay olmayacak ama Sebastian Vettel müthiş yeteneği, hırsı, mental gücü ve takımından aldığı destekle yoluna en iyi şekilde devam edecektir.

http://www.turkiyef1.com/kose/699/31/3/pinar-han/3-sampiyonluk